27 Temmuz 2012 Cuma

böyle


23 Temmuz 2012 Pazartesi

Kafa karışıklığım


Nasılsın sorusuna selam.gayet iyiyim.beşten sonra gayet iyiyim.buruk bir iyilik olsun amaa.ayaklarım yere basmıyor.hala savaşıyorum.tırnaklarımı vakitli kesiyorum.duşta uzun süre kalmıyorum.canımın istediğini yapıyorum tabi hala.sabahları erken kalkıyorum.gece uyuyamıyorum.canım çok sıkılıyor bazen.hadi yak bir sigara diyorum,vazgeçiyorum.hadi hayal kur diyorum,kuramıyorum.bu oyunlara alışıyorum.pek aldırmıyor ,anlamıyor belki.günlük fallarıma bakıyorum.orta kahveyi hala sevemiyorum.rehberi temizlediğim günden beri numaraları yeniden arama peşine düşüyorum.Pişmanım evet.hadi bir Floyd dinle diyorum ağır geliyor.ne dinleyeceğimi bilmiyorum.ne diyeceğimi bilmiyorum.kelimeler dizilmiyor.ses tonumu unuttuğumu hatırlıyorum.garip bir şekilde gülebiliyorum.kendimle dertleşebiliyorum.kendime dur diyemiyorum o ayrı.irademe selam çakabiliyorum bu ara aman..sevv diyenin peşine düşüyorum.aslında hiçbişey düşünmüyorum.

12 Temmuz 2012 Perşembe

bugün yine bir.



Ben bugün hiç bir şeye inanmadım.hiç yere kendimi sıkmadım.keyfimi bekledim bir şeyler yapabilmek için.geldimi hayır hala gelmedi.olsun.canımı sıkmadım bunun için.keyif aldım.keyif verdim ortama.
Bugün hiç bir şeyin sorusunu hiç kimseye sormadım.merak ettiklerimi içimde tuttum.zaten öyle çok merak ettiğimi söylemem.
Bugün oturup beyin fırtınası yaptım emreyle.bana yarayacak şeyleri düşündük.düşündük ,çıkamadık işin içinden.olsun keyif almadık ama yorulduk.en azından bir şeyler yapmışız,bugün adına.endişe ve korkunun farkını ayırt ettik kısmen.farketmesekte olurmuş aslında.
Bugün ne kadar bağlımlı olduğumu düşündüm.düşünmekten sıkıldım.alışkanlıklarıma devam ettim.
Bugün yine bulaşıkları ben yıkadım.çünkü makinamız bozuldu.ve tamirin işlemeyişi bizi deli ediyor.
Bugün tek tük gelen mesajlarıma çok bir zaman sonra cevap verdim.çünkü ,çünküsü yok.
Bugün toplamında ettiğim cümlelere daha fazla cümleler eklemek istedim,olmadı yine.
Bi ara hayalimde oturan kişiye kendimden bahsettim.tabi bunu odamda yaptım.kimseye güldürmedim kendimi.
Bugün her şeyin yalan olduğunu düşündüm ve bir intihar mektubu yazmaya karar verdim.fakat dünyadaki bütün kelimeleri kullanarak cümlelerimin devamının sürekli geleceğini fark ettim,bu yüzden her bir cümle için hepsine bir yıl verdim.kendi kendimin intiharını geciktirdim.
Bugün her şeyden daha fazlasını istemek için fazlasını vermemenin önemli olduğuna karar verdim.Şimdi her şey bir balığı besleme tarzında geçiyor.o balığı öldüren illeti öldürmek istediğimi fark ettim.
Bugün farkındalık denen kelimenin ne kadar yapma bir laf olduğunu düşündüm.bana farkındalığını artır diyenin suratına vurmayı şiddetle beklediğimi fark ettim.
Aslında ben;




Fark etmek istemiyorum, fark edilmekte istemiyorum. aynılarından farkı ayırmakta istemiyorum.ben kendimden farksız biri olmak istiyorum.kendi farkımı yaratmak,kendime fark atmak istemiyorum.Ben dümdüz ovalar istiyorum.hesabını yapmadan çıktığım yokuşlar.yorulmadığım yollar istiyorum.Ben biraz daha insan olabilmek istiyorum.En azından bugünden başlayarak insanlığa sahiden yaklaşmak istiyorum.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

:)

itiraf ediyorum; ben para ,zevk,hayal,aşk düşkünü biçare biriyim.sadece diğerlerinden bir tık daha vicdanım var.şükürler olsun.yada olmasın mı.

2 Temmuz 2012 Pazartesi


Suyun olmadığı yerde ben dımdızlak kaldım.ceplerimde hep bi blue çıkartması,üzerimde  

.. tişörtü ile.dünyayı elle tutmayı,kulaklarımızla görmeyi istedik hep.göz ayarlarımızla oynamaya başlamadık.Ki başladığımız da geç değil,gençtik.hala yaşıyoruz ,hala içiyoruz ve hala unutuyoruz.kendimizde ele geçirip bulduğumuz parçaları adını koyamadan unutuveriyoruz,yada reddediyoruz.belki bu yüzden yükselemeyişimiz,yada kafası karışık her balıktan birer lokmayız.Düşünmek güzel , düşlesebilmek en güzeli.En derin yerlerinden soruları bulmasak ,nefretimizi önümüze koymasalar.belki çok daha faydalı insanlarız.ama herkes ayrı.herkesin damağındaki selektörler masalları engelliyor.isterdik hayatın içindeki her hangi bir duyguya acıkalım.acı çekmeyerek kavuşalım.acınında tadı var olduğu için hala doyamıyoruz.sanrım bu yüzden her şeyin alası ve aynı zamanda hiç bişey olana çok açığız.açıklıklardan kaçan her çılgına hayranız.hayranlığımız nimetlere dadandığı için yüzdüğümüz su bizim değil.en çok hayat suyunu bulmak isteyenden elimizi atarsak çekelim.yoluna çıkarsak dönelim,bir kere karışmışsaksa da unutalım yeniden.

Merhaba aynadaki aksim ,benim,kinci ,alık bakışlarım,enli kaşlarım , kemerli burnum,Siyah saçlarım. .. geceme daha da gece katacak sebeplerim….Görünen izlerimin görünmeyen kısımlarındaki pembeye çalan siyahlar.Göz altlarımdaki mor halkalar...Yuvarlağı bi türlü sevemeyen köşegen dünyam..Tekme tokatla çalışan mekanizmalarım.Su birikintisini aşmış ,karlı dağ gibi uzanan laktik asitlerim.Sorunun düzende değil de ben de olduğunu düşünen densiz beynim..Tüysüz ve bir o kadar kapaklı dilim..Yeniliğe açık kalmış olduğunu zanneden mide boşluğum.Dolmayı bekleyen kalemlerim...Bulamadığım kırmızı mürekkebim...Küçükken bir türlü yaşatamadığım balıklarım.başlayıpta bitiremediğim günlük sayfaları...sığamadığım tüm pantolonlar,salyalı mendillerim,ceplerimdeki çikolatalar,aklıma gelmeyenler...gelip acıtanlar,gelmese olurdu dediklerim..susmanın her şeyden daha mantıklı gelen acımasız tavrı,özlediklerim..
Hepsine arkanı dönmenin nasıl acı olduğunu anlatamam.şarkılarla dönmese dünya daha fani,daha nemli.daha kavurucu.sizdeki rüzgarlar esmiyor burada.kasvetine kasvet katıyor  bulutlar.bulut olsun  tamam,yağmur da olsun.ama yaş olmasın kahrolası ,bu son olsun.

29 Haziran 2012 Cuma

öyle bloglar okumak istiyorum ki,gözlerimi ekrandan kessin,hah böyle de olmuyormuş.tuhaf etsin yahu tuhaf.bkz:bir kitap okudum bütün hayatım değişti.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Eh birazda böyleyim


diyor ya hani

Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi,makbul biri değilim.Kötü adamı sevdim hep,
kanunsuzu,hergeleyi.İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam.
Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları.İlgimi çekerler.
Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar.
Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan.
Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni.Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim.
Kanun sevmem, ahlak sevmem, erkek sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.

25 Haziran 2012 Pazartesi

arkadaş kelimesini kullanmak istemediğim zamanlara sürüklüyorlar beni.direniyorum.oda öyledir diyesim gelmiyor, onu söyledim .artık diyemediklerimle konuşmak istiyorum.yalnız bazen adamın canını çok yakıyorsunuz.

21 Haziran 2012 Perşembe

Uçurum bir köpeğin tasması,bir babanın ağlayışı bir çocuğun çığlıkları ve çirkin kadınların çıplaklığı ..Kalın dudaklarının ardında  sigara içen dumanlı kadınlar; Geceleri,babalarına benzeyen adamları beklerler,sahip olduklarına ,verdiklerine ve geçmişlerine ağlarlar.Ve hiçbir adam duymaz onları.Babaları bile ..Artık vakit zor kadın olma vaktidir .

20 Haziran 2012 Çarşamba

100.kayda Özel

Biraz ondan bahsedicem,hayatıma 13 yaşındayken falan girdi.Çok  büyük gelmişti o zamanlar,ve o zamanlar çokta yakın gelirdi,dahamı çocuk ruhluydu ne,Araya ayların girdiği görüşmediğimiz çok zaman oldu,ama tekrarlarında herşey aynıydı,defalarca küfrettim,defalarca kırdım.Yapabileceğim bütün triplerimi yaptım.Yine gitmedi,yinede gitmedi.O sadece boyuna posuna güvenmediğim ağzımı burnumu kırdırıp,hayatıma ettiklerinde yardım dilediğim ,gücüne inandığım insandı.rahatça ağlayabileceğim,neden ağladığımın nedenini söylesem bile anlamayacak kadar duygusuzdu.aman hayat sende diyerek anın anısına koymuş biriydi.ben neysem o başka,ben siyahsam o yeşil,o an ben değilsem o ,biliyorum o hep bendeydi.hep düşündüm,acaba harbi harbi sulanıyormu,ufaktan yazıyor çiziyor mu diye.ama anladımki neymiş,hayatta sonuçlar hep buna bağlanmıyormuş.adı başka şey olan, diyemediğimiz bir şey varmış.sevginin gücü adlı filmler dağlar kadar var diye yakınmamak lazımmış.aramak yerine mektup yazmakmış,eğer bir umut varsa adı bu olmalıymış,her insanın başına gelmeliymiş.tüm sinirlerimin adı onda,ve ben onu beni tanıdığı kadar tanımıyorum,zaten çokta anlatmaz.bu yıl istanbul dönüşü otobüste  uyuyup kaldığım için görüşemedik.olsun.beş yılda beş defa terkedildiysem,bi on yıla uzatıp terkedileyim o kadar ,Ama o gitmesin.
yokk deve abarttım olurmu öyle şey.yok yaa.

19 Haziran 2012 Salı

öyle bir an geliyor ve öyle biri yapıyor ki bir şeyi.çıktığın o göğün altıncı kstı zehir zemberek oluyor biliyorsun aslında yerin altıbuçuğundasın ama insanların kokularının bulvarları. boyunlsrındaki caddeler. güzel evlerinin olduğu ara beyinler.

15 Haziran 2012 Cuma

"Bence yüce Tanrımız, maymunda hayal kırıklığına uğrayınca insanı yarattı."

12 Haziran 2012 Salı

Bizim ailedeki tüm erkeklerin kafa yapıları aynı.hepsi burunun dikine gitmeyi seviyor.uslanmak nedir bilmiyorlar.hata bile olsa kendi hataları sonuçta.benim hatam ,ben katlanabilirim durumları.yaşları kırk bile olsa hep çocuklar.çok usludurlar ,ve en çok kendilerine yaramazlar.iğneyi  batırırlar kendilerine sürekli.birde sabır taşı yok mu.çatlamıyor ki anasını satayım.hadi bi çıt dese,hadi çatladı,bölünsene yahu .ikiye ayrılıp parçalansana.ama yok.çatlakta olsa, olsundur.parçalarıını yerden toplamaya kalkan tipler de var.hatta bazılarını kaybeden.en kötüsü bu.biz ona hayatını bitirdi diyoruz kısaca.Çok söyledik,çok anlattık vsleri.Şimdi ben hepsinden bikaç özellik alabilmişim.Ne erkegini yaşayabiliyorum şu durumun ne dişisini oynayabiliyorum.bu tamamen Araf.Ne benim hatalarım ne de başka bir şey bu sadece sürekli hissedilen bir terkedilmişlik duygusu.Bir gün kendimi terketmek umuduyla yaşayabiliyorum,sadece bu.

9 Haziran 2012 Cumartesi

Ben acaip oldum,iradesiz,güvensiz,kuşkucu ,donuk.Yüzeysel oldum.saçma oldum.ama hala sevebiliyorum birazcık. .yetmiyor değil mi.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Ben sol yanınım ,belki üşengeçliğinin tuttuğu,sağlak benliğinde senin tembelliğinin bir ürünü.bir elin doluyken,aktarma yapabildiğin diğer elinim.İşlev görsün diye terkedemediğin,yada faydalı olduğuna inandığın yarınım.İnsanı ikiye ayırmak kötü.parçalar halinde yaşamak ,kıvranmakta.bir gözün parçalardan bütünününe tamamlaması kötü.Fakat umur faktörü işte.bazılarının yüzdelerinde daha fazla.ister egonun yanına koy,ister herhangi bir sıfatın.umur faktörü önemli,senin için değilse bile benim, için.tabi buda benim sorunlarım, ayrışmayan o güzel gözlerinde. her şey daha bir bulanık,daha bir mat.dibini gördüğümüz şeylerin tadına bakıyoruz.biraz daha gerçeklik payı katmak için.farklı durumlar belki ama hepsi aynı bokun yolcusu.bu yüzden bu dolap böyle gitti.şimdi herhangi bir telaşın her hangi ulaşılmaz fikriyiz.Amaçsız,zararlı,uyduruktan.İnan böyle yaşamanın manası yoktur.,bi halden sonra...
 şudur ki ben saçmalarken sende saçmalıyorken saçma bile olsa,çetin geçmişse bile öyle de birşey işte.
özlenebiliyor .
.fazla bişey değil.

4 Mayıs 2012 Cuma

Canı canana yapmaya çalıştığım bi zaman şu an.bilmem parelel evrene kaç rekat var.şimdi alık ve balık düşüngenlerin,sırların sırrına eremediğim yoldan çıkmak üzere olduğum dönemindeyim.biride dese bu ayrımlaşmayan kafada kaç tilki dolaşıyor.kaçı cirit atmakla meşgul .ve kaçı gerçekten bunu düşünüyor.şimdi ben sormuyorken ,kimsede sormasın diyemiyorum mağlesef ..ya ben dışşallaştım ya siz içe döndünüz.midye eti kadar sahip olduğumuz değerin Allah belasını ver..zaten bu kaçıncı kere suda boğuluşum.hani ilkinde kaybolsaydım,düşünüyorum..Acep hayat hangi boşluğuna atardı beni.şimdi tamda merdiven boşluğundayız .hani noldu yani.bazen kurtulmasak daha iyi ,yani belki.Kafan sağlam ,sabit ve yahut hoş ise senden seni yok.hepinizin sizine içilir bu gece.sırf içmek için değilde bi hepinizden seni çıkartmak için uğraşırdım valla .

19 Nisan 2012 Perşembe

Gelirsem gelirim canısı

Şuncacık toplumuz,şuncacık hanım kızlarımız var.Şuncacık yerde nal kadar şey tüketiyoruz.Bu tüketici kızlar uğrunda ben haşet oldum ben.Biride demiyor ki,sahip olduğun hatunların hepsi teker teker gidecek.lan!! haremim var benim.Helalim dediklerim var.Ama tövbeğ.ben kardeşim dedim sana dokunmam dedim.Naptı ama ,kendi yolunu açtı.eh noldu.Yalan oldu.Ben hissetmedim, kaldık dımdızlak.son iki yılda beş yıl olgunlaştım.oldu yaşım otuzz.Sakinlikten bitkisel hayata giricem .Sosyal fobimi alın benim .öyle böyle derken kaldık mı yine ...

15 Nisan 2012 Pazar


Joenun safra kesesi ibaret değil,ibretliktir.Yediklerin hesabını yapmaz,ekşisini tuzlusunu aside bölmez.adamdır ,selamdır.hem var,hem yoktur.Aklının köşelerine kaçarda,bi tek benden kaçamaz.Benimdir başka da birşey değildir.

18 Mart 2012 Pazar

EVRİMM




Müziğine, müzisyene aşık olmak başka bir şeymiş. Müziğine aşık bir adama aşık olmak bütün notaları aşkına bağlamak gibi bir şeymiş. O çalarmış, ben yazarmışım. Bol bol, durmadan, hep yazarmışım. O ise hep çalar ve söylermiş…
Bazen o yazarmış, kendi hayal dünyasından hikayeler yazarmış, sadece bana yazarmış. Bense, o fark etmeden onu öperken içimden aşk şarkıları söylermişim. Ama o hiç duymazmış. Çoktan da olsa tamamlarmışız birbirimizi. O artıysa ben eksiymişim meğerse, o barutsa ben ateşmişim. Zıtmışız ama yine de birmişiz.
Ama yine de, kimseye anlatamazmışım yaşadıklarımı, gördüklerimi, hislerimi… kimse de anlayamazmış. Ve kimseye de yaşatamazmış o . Kimse de ona sevgisine aşık edemezmiş. Sanmışım ki oyundaki bütün kuralları ben belirlermişim. Ama yokmuş öyle bir dünya. İnanın ki yokmuş… Oyun kurucusu değil, tanrıymış o, o “ben ona aşığım. Evet, ona. “ diyebilmekmiş bu oyunda. Yanılmışım.
Bazen o bende yüzerken, ben onun sularında boğulurmuşum. Bazense ben onda yüzerken, o benim sularımda boğulurmuş. Ama yine de iyi kötü geçinir gidermişiz…
Ben hasta, ben ruhsuz, ben geçimsiz. O bir melek, ben bir şeytan, iblis… Sevimsiz olurmuşum, sevilmezmişim.
Benim aşkım onun kalbinde koskocaman bir Yasmin Levy olurmuş bazen, çok ağır ve acı olurmuş ezgisi ama onun içindeki dumanı bir rüzgarla bitiriverirmiş bir çok şey. Gidermiş, gelmezmiş sonradan… kalbiyle değil de aklıyla yönetir olmuş aşkını. O, müziğine aşık olmayı seçermiş.
Bense en çok ona yazmışım en güzel cümlelerimi…
Benim aşkım ona bir Küçük İskender, bir Özdemir Asaf, bir Nazım Hikmet Ran,
Benim aşkım ona bir Madre, Si Esto Hazina ezgisiymiş hep.

Öyle bir gidermiş ki, arkasına bile bakmazmış, pişman olmazmış. Bana kalırsa da biraz geleceğine dönük yaşarmış geleceğindeki sevgileri. Çıkarcı ilişkiler, müziğe aşklar, mutluluğa, kadına aç duygularla…

O çağırırmış da ben gitmezmişim, halbuki gittiğimde Tanrı ben olacakmışım. Ne büyük yalan! Beni parmağına bağlamışsın küçük adam, benim aşkımı içinden söküp, parmağına bağlamışsın sen. Sonra da, en kahpe sevgilerle, en fahişe kadınlarla ve en sahte aşklarla beni söküp atmışsın her cisimden.
Ama ben hala daha arabesk aşklardan çok hoşlanıyorum, kalıcı sevgilerden, içindeki çocuk büyümemiş ama dışı kocaman adamlara hala daha aşığım. Hani senin ilk tanıdığın gibiydim ya, değişmemiştim ya, hala daha değişmedim.
Birazcık gurursuzlaştım sadece, “Ne olacaksa olsun!” dedim. En azından şerefimle yaşadım en ucuz, değersiz aşkları.
Sen piyanonun tuşlarında o aşkın melodisini ne zaman çaldın bilmiyorum ama ben kirlenmiş ve kırışık bir kağıda mürekkebimi bu gece şarabımla yazıyorum. Benim kırmızımla, benim aşkımın rengiyle ve sadece benim kalemimle.
Saf duygular bir yana bu gece kocaman, bakire bir aşka yazıyorum. Hayatındaki tüm fahişe, çömez bir aşkların inadına. Yapmadığım bir şey… Gurur… Bunu yazmam daha gururlu bir davranış. En azından cümlelerim buna daha layık.

Şimdi ise sen bir kimyasaldan, bir şarap mayasından ve bir nikotinden ibaretsin. İçime düşen kocaman bir şimşekten, gök gürültülü bir sağanak yağıştan ibaretsin. Yaz mevsimi değil, sonbahardan ibaretsin. İçimdeki küçücük bir kızın katilisin. Saf bir aşka tecavüz eden aciz bir tecavüzcüsün. Kalbimdeki cezan ise, müebbettir artık sana.

Şimdi ise sen en büyük müzisyensin,
Sen, ben ölürken mezarı başımda bana ninni söyleyen en büyük katilsin. Aşkımın ve kadınlığımın katilisin…

17 Mart 2012 Cumartesi


Küçük bir odanın içi ile dışı arasındaki farklılıklarınla, kurşun kalemlerin,kurşundan öteye geçmeyen kelimelerin, koltukla yer arasındaki mesafenin aldırmazlığıyla mücadelen bu.doldurduğun etlerin değil,yeryüzündeki boşluğun,kendine önemini kazandıramadığın inançların ,açık yaraların değilde karın ağrıların.hoşlanmadığın kısa dolgun parmakların değil, avuçlarının sıcaklığı bence.Hepsi senin .ait olacağin yerin dahada fazlasının bir önemi yok .Benim söyleyebildiklerim bu kadar arkadaşım..

7 Mart 2012 Çarşamba

Merhaba ,ben Kuş'un bilinç altındaki çıkmaz.Bugün sabah kalktığımda sırtımda müthiş bir ağrı hissettim.Saçlarım ıslak uyuduğum için olabilir.Gece babannem yatak odama geldi.Deli kadın.Okuldaki matematik sınavında şapa oturdum.tugayla beraber 30 bekliyoruzşş.Sabah portakal suyu içtim.Bugün diyetime sadık olmak için bacağıma bir çimdik attım.Acısı 2 .tenefüse kadar sürdü.Simit yedim.bir ders sonra da mısır,Tuğçe yle 4.tenefüs pencerenin önünde buluştuk.Bana renklerin ne güzel dedi.Hoşuma gitti,bikez daha sevdim.Öğlen yemek yememeye karar vermiştim ki.Burgerden menü ısmarladık bikaç kişi.Bende mavi yeşil yedim.Pateteslerini kemale vardim.Ulan kola light bile değil .Öğlen Tuğçe geldi.Biyoloji sınavını s.kmişler.Sınavda konuşmuş diye kağıdını mimlem.ş Yaslan.üzüldüm.çıkışta yakaladı beni.Sonra yanımıza x vatandaşı geldi,biyolojik silahlardan,planaryalardan konuşmak midemi ağrıttı.Stres sana oldu metres diyip edebiyatımıda ,tuğçeyi de alıp çıktım ortamdan.Tuğçeye bok dedim .Köpek havladı falan ürktüm.Sapığın laneti lan! benliğim burada .Çavvvvaba

6 Mart 2012 Salı


Merhaba ben Kuş'un alt benliğindeki çıkmaz.Bugün Tuğçe ‘nin yanıma gelmesini bekledim bütün gün.Ama gelmedi.Sonra dördüncü tenefüs pencerenin önünde bastım onu.Nursel göbeğime elleşti ,bastım zılgıtı.Şimdi mutluyum.Sabah aldığım katran karası espresoyu içemedim.Satmak için biraz dolaştım satamadım.Öğlen ne yesem diye düşünürken öyle oldu.gittim ,400 gr meyveli yoğurt aldım,ve yarım yağlı süt.Kahveyi sütle karıştırdım.Yoğurdunda hepsini yedim.Yalnız süt midemi bulandırdı.Tugay dönerini paylaşmak istedi benimle,kabul ettim.Midemin gürültülerine aldırmayarak bi üç dersin daha geçmesini bekledim.Çıkışta tuğçeyi yakaladım.Bana kahve almaya gideceğini söyledi.Bende gelirim dedim.Halbuki kulaklığıyla daha mutlu olacağını biliyordum.Elma ağacımızın tohumlarını taşıyan arsanın yanındaki x marketine gittik.Çikolatalara bakmadık bile.Her neyse Tuğçe  kahvesini alıp ben gidiyorum deyip gitti yanımdan aptal!bazen onu anlamadığımı söyledim.bende dedi.Yine saçma sapan bişey söyledi ,anlamış gibi yaptım.Gülüştük .bilmiyorum.Sapına kadar sapız.Yalnız Tuğçe sapık lan! Bende fok balıkları kadar yalnız..Benliğim burada kalsın.Çavvvvv.

4 Mart 2012 Pazar


Sırtımdaki kamburun hatrına,az gelişmiş tırnaklarım, upuzun parmaklarımla ben yazarken bunları,kaygılarımı hafifletmek için biraz belki,hiç başlayamama korkusunda ve sindirmeden  nasıl yaşanırında nasıl yaşanırındayım.Sınırlarını tanıdığım ,imkan verdiğim insanları hala seviyorum.yada sınırındayım hala.Çizgisel güce inancım ,Çizginin hatırına devam ediyor VEE .kurgu dünyasının pille çalışan tahta insanlarına selam çektikten sonra,pinokyonun bu cazip ve itilmiş dünyasının ipini neden çekmiş büyükannebabalar merak ediyorken,sen çayına kaç şeker attın bilmiyorum. Freddie’nin dünyası kaç tanedir? Hürrem doğumlarını suda gerçekleştirmek istermiydi? Sen hiç zamane insanı gördünmü?Zamanın suyla ilişkisini de anlatıverin .bay

26 Şubat 2012 Pazar

Bugün

Bugün .. iki sınav arası simgeyle dersten kaçıp burgere gittik.tıfıl bi adama sipariş verdik.sonra simge çişim geldi diyerek yanımdan ayrıldı.on beş dakika geçtikten sonra merak ettim.Nerede kalmış olabilir diye.Sonra çıktı geldi.Kilitli kalmış salak! :) bugün simge her zamanki gibi erkek gibiydi.Deli omuzları var.saçlarını inek yalamış pozisyonunda toplamış.Güldürdü beni.Şimdi okusada kızmaz sanıyorum .:) her neyse bugünün kahramanı simge değil.Valla sonrasını yiyerek geçirdik,kendimizden geçerek.Lanet olası yerde çişini kapıyı kapatmadan yapıyorsun.Tam gider iken Zeynoyu gördüm.büyümüş serpilmiş diyicem fakat hayır,benim bildiğim zeyno ,sadece kaşlar düzeltilmiş,kilo değişmemiş boyda.hiç dört yıl geçmemiş gibi devam ettik kaldığı yerden.sadece 15 dakikaya bikaç saat bile sıkıştırmış olabiliriz.Yine senaryo yazmaya ve siyasete devam ettiğini söyledi.Şaşırmadım.Aladdin abiyi anımsadık.Alladin abi kendi çapında yazan çizen küçük küçük kısa filmleri olan kendi amatörünün patronu bi abi.Hiç bi zaman kimse tarafından kabul edilmedi yaptıkları.Şimdi elini ayağını kesmemiş olsa be.tanıştığımız da keli vardı.Şimdi çoluk çocuğa karışmış olabilirde.Ona  zeynoyla yazdığımız senaryoyu yollayamadan uçup gitti.Neydi nişanlımı bozulmuştu ne.Ulan çoluk çocuk değilmiyiz!Aladdin abi dileğine kavuşmuştur umarım.Şimdi kahramanımla buluşmamın ön sezisini yazmak istedim.Bilmiyorum zeyno biz neden hayalet arkadaşız.


gülibik!

25 Şubat 2012 Cumartesi

Hey mey

24 Şubat 2012 Cuma

Vallahi Gitti.

Marijuana In Your Brain




http://www.youtube.com/watch?v=jptzupz04VI&feature=share







Vallahi  yoksun diye.. ne  fotoğraflar buldum .ahihehaha.
gü..









13 Şubat 2012 Pazartesi


Selam yine bilindik bir gecenin sabaha akan yolunda,ıslak saçlarımla ben,gözlerimin daha büyük,saçlarımın daha uzun olmamasının etkisiyle,belki sırf bu yüzden yine uykusuzluğa tutuldum.Her sabah su birinkitilerine sapırt diyerek bağcığımın pis bir bağırsağa dönüşmesine şahit olmak,ve her sabah nedeni olmayan suratsızlığımın nedenlerini aramak için yol boyunca düşünmek,güzel şeyleri düşlemek,ve arkama cevap veremeden eve gelmiş olduğumu fark etmek istiyorum.Biraz daha farkına varmak istiyorum bu dolap nasıl dönüyor.Ah umut sen varsan beni bul..

4 Şubat 2012 Cumartesi

ölüm üzerine yalnızlık rendeleyince çıkıyor bu soğuk meze.

insansavarım ben evet. hepsi benden kaçıyor. T. 'm gitti . gelemedi. özledimde çok pis. of. insancıl değilmişim evcimen değilmişim. huyum kurusun'muş. gidiyor herkes. doğru düzgün olamadım ben olamayacağım da. sonra diyorlar ki kirki karanlığa uygun adım atlıyorsun sen. utkun yok onurun yok ünün yok diye mi bunlar? siz öylesiniz ki silinmez bir utanç bırakıyorsunuz sizden sonraklilere. sonra bunlar sessizce büyüyen bir çağrı gibi geliyor mahvediyorlar bıçkın ve sevdalı hayatlarınızı sonra suçlu arıyorsunuz. gülümsüyor hüzünleriniz bana . kavlin çifte suyuyla yıkıyorlar hepimizi bir pamukla bitiyor işimiz.

ve fonda

the tiger lillies 

3 Şubat 2012 Cuma

İki film sürekli devamlı hep

daha önceden tanışıklığım olan ama tanıyorum diyemediğim biri çıktı karşıma.koktum ilk önce. hatta kızdım. hangi kapının dış mandalısın sen diye. höbededir dedim yine yanıldım. iyi biriymiş. konuşabiliyor. kendince biri anlattım ne biliyorsam ona bilmediklerimi de anlattım. dinledi. sordu cevap verdim . sormadım bir şey merak etmedim kafamı kaldırıp suratını da bakmadım merak etmedim çünkü hayallerimde güzeldi o . gerçeğini görmek istemedim.anladı herhalde. göstermeye çalışıyor şimdi kendini bana. bakmak istemiyorum suratına dinlemek istemiyorum. sormak istemiyorum. kızgın değilim sevmiyorum da ne de başka bir şey. adı var sadece o da ne kadar önemli bilemem. sonra rüyalarımı anlatıyorum anlatarak biteceğini sanıyorum.sonra her şey başa dönüyor. tekrar geliyor gidiyor.ne kadar uzaksa o kadar iyidir diyorum . hayal uzaklığın karesiyle ters orantılıdır.

çizdirenler oluyor. kafamı çizdireyim diyorum. giderler belki benim yapraklar taşlar kabuklar.

26 Ocak 2012 Perşembe

Şişman ruhlarla zayıf noktalarını buluyorum o kadar,edebiyatım uçup gitti,cümle kuramıyorum hayy yaa.sevgiden bıkarmı insan,ççok çiğ süt emmişiz çok.

14 Ocak 2012 Cumartesi

silsilenin en sislisi.

neler beklediğimiz belli midir hayattan? veya insanlardan. insanları elimizden geldiğince mahvedip onlardan iyi olmalarını ve kendimize iyi olmalarını isteyebilir miyiz ki? bencillik iyi midir, kötü müdür? saçmalıyorum. her insan kusurlarıyla güzeldir.

11 Ocak 2012 Çarşamba


Sana anlatacağım belki çok hikaye yok ama,özü kalanlar var.Tortusu hala dibinde olan.Dinlemekten bıkana kadar anlatabileceğim tek kişisin.Nasıl kızabilirim ki sana? Arkamı dönüp nasıl gidebilirim?daha ne kadar hatrını sorarım bilmiyorum .hep aklımın köşesinde eriyip eriyip kullandığım mum gibisin.Anlamadığını görsem bile konuşmalıyız.Çünkü anlamdan öteye ben o bakışlarda eriyorum.Noktası yok bu cümlenin..

10 Ocak 2012 Salı

Rüyalarda olmasa öyle sinemalar yok ya..

8 Ocak 2012 Pazar

Ademin Kelamı


Yengeçlerin uluması,yeşillerin dünyaya hükmü,insanın yer altına kaçışı,kömürleşme evresi,fosile yakın hal alma durumu,tüm dillerin kurtuluşu,müzik aletlerinin dillenmesi,hayvanların bedenen fabrikalarda potansiyel güç olarak kullanılması,nice fabrika kızlarının bakirelikten çıkması.makina gücüyle bebek eldesi,çocukların uçak uçurabildiği gökyüzünde asit yağmurlarının bile dünyaya uğramak istememesi  vss.Şimdi böyle bir dünyaya verecek olduğumuz çocuklarımızın tohumlarını taşıyoruz halen.Besliyoruz,kavga ediyoruz,yaşaması için savaşıyoruz şimdiki bir tık gerideki dünyayla .Neden mantık ve duygu adında yaklaşımlarda bulunabiliyoruz? Kaç tane hayat yaşıyabiliyoruz ve kaçında güçlüyüz.?kaçmaktan başka çözüm yolunu bulan bana söylesin.en güzel şeyi kaçmakla yapıyorum.yalnız  kaçmadan önce sevicem bikaç şeyi..

3 Ocak 2012 Salı


Su samurları kadar özgür ruha sahip olmak isterim.gerekszce özgür ve gereksizce bedelleri olmayan.uzaktan sevmeye ve her ruh haline sahip olmaya nedense.şimdi derin suda bulanıklaşmaya başladım.Tüm balık halimle geçmişe yolculuk çabasındayım.Gereksiz ve zararsız insan olma konusunda çok hamle yaptım birkaç aydır.Şimdi önemli olan derine yeniden inebilmek,bunun için büyütece ihtiyacım var.Ve onu bana uzatacak büyük bir ele.Renk kavramını tekrar hatırlamak istiyorum.Ve burçlara ilgi duymak istiyorum artık.İlgisiz şeylere kafa yormakla yoruluyorum.İnsanın aniden hissizleşmesine mi bunalım diyorlar? Şimdi yeniden başlamak için nerden başlamalıyım acaba..