27 Haziran 2011 Pazartesi

26 Haziran 2011 Pazar

kayısı reçeli günü ilan ettim bugünü. hayatımda hiç bu kadar kayısı reçeli yediğimi hatırlamıyorum gerçi kayısı reçelini ilk defa yedim de. bu apartmanda on daire var dolayısıyla on aile on tane anne . bu anneler toplaşıp kayısı reçeli yapmaya kalkarsa ayrı ayrı. o zaman hopaşinanay.ve yaptılar. krizlere girdim girdik Ö'm le neler neler çıktı biri fazlaca abartıp şeftali de yapcaktı son anda  caydırdım. kayısı çekirdieğinin içini koyan mı dersin kabuklarını soyan mı cümbürcemaat kayısı günü ilanetiik. bu arada sakın kayısı reçeli yemeyin .

23 Haziran 2011 Perşembe

Zeyna bunları oku sonra bana dua et.

Sıcacık yollarda dershaneye kadar bana eşlik eden hatunu seviyorum.Mesela ıyyy bugün kıyafetin hiç güzel olmamış diyor hergün genelde. Özlemlerini açıkça söyleyip ,içini dışına böyle saf yansıtan sıcacık bir insan o.Ben burdan yazıyorum ki buda benim aptallığım ben onun yüzüne söylecek kadar cesaretli değilim ne yazikki şu an.Umarım değişmezsin Zeyna.Zeyna bize yazık olmasın diyorum anla bebeğim . (Zeyna bir hayali isimdir vesselam )
Delinin dediği beş para etmeyen bu arsalarda bizler top koşturup,uçurtma uçuyoruz.Çayırlar çayır değil,böceklerin aklı fikri çiftleşmede.kedimiz köpeğimiz var.Köpekler her gece bir kedi yiyor ve her gece bir kedi doğuyor.Ağaçların dalları yere yakın.Ve bizler üzerine biniyoruz.Elimizde balta bindiğimiz dalı kesiyoruz. Düşüs esnasındaki fikirlerimiz,tualet ayinindekilerle eşdeğer.Muzipleşiyoruz. Yere düştüğümüzde topuklarımız acıyor.Fakat her düşüşte daha da taşlaşıyor.Sağlam basmaya başlıyoruz. Bazen öyle sağlam duruyoruz ki,bir bakıyoruz adamlığımız taşın gölgesini geçmiş.Toparlanıyoruz.Oysa taş olan bizler değiliz. Ve anlıyoruz.Burası taş kum çakıl da olsa .Biz sağlam topuklarla yaşamayı öğreniyoruz..

21 Haziran 2011 Salı

bir şişe suda boğuluyor olmak insana ne kadar koyuyor. ölümüm şaşalı olsun istemem zaten öyle bi hayatta yaşamadım da. ama bir şişe suyu da ciğerlerine doldurup ölmek koyar adama be şu işe döndü hacı murat çarpıp da ölceeme bmw çarpsın ölümüm kuul olsun der gibi bir şey oldu ama değil.ben denedim kesinlikle öyle ölmeyin ölmekten kurtulunca bir rezillik bir rezillik.lan salak ölcen gitcen havaları.dönen dönene bülent bey döndü . bebeemin kafası döndü gün döndü. ve saat : 25 sıfır sıfır bilirmisin benim kölem olmadı mesela ağır taşlardan kaçanlar üstüme üstüme geliyor. kim arsa almışsa cehennemin dibinden koyu karanlık yarasası üstüme geliyor geliyor işte.bir adam , bir adam bana atkısını  uzatıyor ve şunu soruyor 'İran'ı bilirmisiniz?' .ve bir adam adamlığından tam beş parmak kısa.hırkamı besliyorum çıraklarıyla esen rüzgarlarla . adamın atkısıysa boynumda hala. 
saygıdeğer köpekler ve muhterem kediler

17 Haziran 2011 Cuma

YAŞAM ALANIMDAN KESİTLER SUNUYORUM;FAKAT ÇOKTA ABARTMIYORUM

Eskişehir ve Dalyan anıları..








Çizim yapıyorum ben yiaa.Bkz:İlham kaynakları-Eyv Hüss..am




Kahvesiz olmaz ulan..

Sivilce .Bkz: Sır -Gülnaz bebeğim..

16 Haziran 2011 Perşembe

İyilik ve unutulmuşluk kavramları gerçekten inandığım şeylerin üzerlerine kurabileceğim basit şifreler.Herkes bir iyilik melekesi olduğunu vurgulamakta zahmet çekerken ,benim geri çekilişim beni ruhsuz ve soğuk yapıyor.Yani muş..Gerçi buna bende inanıyorum artık.Bu geriçekilmişlik unutulan yapıyor işte.Aslında bağdaşmıyor da cümle akışı bunu verdi.O kadar önemli değil.Ki umrumda da değil.Unuttuğum o kadar insan var .Birileri de beni unutmuş,buda önemli değil.Şimdi sil baştan yapalım.unuttuklarımı hatırladıktan sonra da unutulan falan kalmadı.Ne bok bir yazı oldu be.
İyilik ve unutulmuşluk kavramları gerçekten inandığım şeylerin üzerlerine kurabileceğim basit şifreler.Herkes bir iyilik melekesi olduğunu vurgulamakta zahmet çekerken ,benim geri çekilişim beni ruhsuz ve soğuk yapıyor.Yani muş..Gerçi buna bende inanıyorum artık.Bu geriçekilmişlik unutulan yapıyor işte.Aslında bağdaşmıyor da cümle akışı bunu verdi.O kadar önemli değil.Ki umrumda da değil.Unuttuğum o kadar insan var .Birileri de beni unutmuş,buda önemli değil.Şimdi sil baştan yapalım.unuttuklarımı hatırladıktan sonra da unutulan falan kalmadı.Ne bok bir yazı oldu be.
Bok mok değil la sensin bok. unutulmuşluk biraz iyilikle alakalı aslında. unutulanlardır aslında iyiliğe layık olanlar. iyi olanlardır unutulanlar ama bazen layıktırlar buna. kötü biri olup olmadığımızı söyleyemem. olmak veya olmamak için uğraşılmamalı da bence yapmak istersin yaparsın iyidir veya kötüdür belki ne iyi ne kötü hatta sadece kendine ket vurduğundur. iyi biri olmak veya abidesi olmak mümkünatlı değildir. kimdir iyi olan kime neye göre iyi.veya kime neye göre kötü. sana demiştim ya  her kadın aslında fahişedir ama kimi vardsır bunu belli eder, kimi vardır belli etmez işte o belli etmeyenler namuslulardır. söyle bakalım hangi kesimin yaptığı iyi belli eden dürüsttür ama orospudur. belli etmeyen namusludur ama içten pazarlıklıdır güvenemezsin. unutuğun şeyleri hatırlama gereği duyma çünkü senin için önemli olsaydı hatırlardın zaten. öperim gözlerin şimdi git fizik çalış . (peçelimaymun)
Bu kadın çirkin fakat çekti.Kemikli omuzları ve kemikli burnuyla.Uuu sevişmek bile istedim ne diyosun uuu ..

6 Haziran 2011 Pazartesi

ÜTOPİK YÖNETİM









Derdine kılıf arayan Pollyanna kılıfını kaybedince Koca burunlu adamla (Gargamel) karşılaşır.Ve bataklığa doğru sürüklenir.Bataklıktan kurtulmak isteyen Polly ve o gece hiç yapmadığı bir şeyi yapar,Tanrıya yalvarır. O an Hissettiği şeyleri daha önce hissetme duygusuna hiç kapılmaz. Gecenin verdiği rehavetle ritüel karışımı o şey oysaki çok şevkatli gelmiştir.Bir çözüm yolu ister.O yol gecenin sonundaki sabahta karşısına çıkacaktır Polly’nin . Gövdesi at üst tarafı insan silueti belirir yolun başında.Giderek belirginleşir ve çözümün ta kendisi olur.Sonuna gelirsek Pollyanna  baba oğul kutsal ruh olayına birazcık bağlı kalarak bir şekilde kurtulmuştur.Yani sonuç olarak Polyanna mitolojik bir varlıktı,Siz bilmiyordunuz,siz bilmiyorsunuz..

Ruh bana sonra ne der?

Bu sefer ki yalnızlığı ben seçiyorum ve bununla oynuyorum.Sıkıcı işler yapmaktansa sıkıntının kaynağı olmayı,Sıkıntı vermeyi,alem ne der kavgalarını bırakmayı,biraz sakinlik ve  biraz sükut istiyorum.Bununla yalnız olacaksam ,buna alışacaksam ve bununla mutlu olacaksam eğer..O duyguyu gerçekleştirebilme azmi istiyorum.Geleceğe yönelik planları en azından iki haftalığına beynimden kurtarmayı … Aslında ben ne istediğimi biliyor muyum sor bana.Unut bunları ya.Unut gitsin.Aklımı beceren tüm kirli düşünceleri,bilmediğim bir denize boşaltmak istiyorum.Var mı öyle bir deniz ha? Var mı bildiğin..

4 Haziran 2011 Cumartesi

Tatile girdiğimizi kim söyledi.Eğer yerse bu yaz verimin doruklarında ders çalışacağım.Okuyamadığım kitaplarımı okuyacağım.Saçlarıma bakım yapacağım.Hiç dinlemediğim şarkıları dinleyeceğim.Üç aya sığdırırsam bunu. Kişisel gelişimimide tamamlayıp eylülde geri döneceğim ruhsuz Tuğçeye.Ve Kafanı patlatıp geleceğim yanına,İstanbul!